BİR SANAT İDEALİSTİNE VEDA.Kadir Hıdır

​Bir Sanat İdealistine Veda: Tan Sağtürk’ün Ardından​Bazı insanlar geldikleri yere sadece unvanlarını değil, ruhlarını da getirirler. Tan Sağtürk, Devlet Opera ve Balesi’ne (DOB) adım attığında, bu köklü kurumun üzerine çökmüş olan o tozlu sessizliği dağıtan bir fırtına gibiydi. Bugün ondan bahsederken sadece bir Genel Müdür’den değil, bir kurumun kaderini iki yıl gibi kısa bir sürede değiştiren bir “sanat neferinden” bahsediyoruz.​İki Yıla Sığan Bir Ömürlük Emek​Hani derler ya, “Bazı yıllar vardır, on yıla bedeldir.” Sağtürk’ün dönemi tam olarak buydu. Objektif bir gözle bakabilen herkesin göreceği gerçekler gün gibi ortada:​Üretim Çarkları Yeniden Döndü: Kurum, hantal yapısından sıyrılıp inanılmaz bir üretkenlik evresine girdi.​Sahne Işıkları Anadolu’ya Uzandı: Sanat, Ankara ve İstanbul’un yüksek tavanlı salonlarından çıkıp, Anadolu’nun her köşesine, oradaki çocukların gözlerine ulaştı.​Antik Tiyatrolarda Bir Rönesans: Yaz festivalleriyle Aspendos’tan Efes’e kadar antik taşlar bale pabuçlarının sesiyle yeniden canlandı. Opera ve bale, halkın gündemine, sokağın diline geri döndü.​Sadece Yönetmedi, İlham Verdi​Bir kurumu yönetmek için talimatlar yeterlidir; ancak bir kurumu “canlandırmak” için yürek gerekir. Tan Sağtürk’ün en büyük başarısı binalar veya bütçeler değil, insandı. Sanatçısından teknik ekibine kadar her bireye özen gösterdi, yol gösterdi ve en önemlisi, uzun süredir eksik olan o “motivasyonu” geri getirdi. O, sadece bir yönetici değil, her sanatçının sırtını yaslayabileceği bir moral kaynağıydı.​Neden?​Şimdi bu başarı hikayesinin neden yarım kaldığını sorguluyoruz. Sebepler, gerekçeler, bürokratik açıklamalar… Aslında bunların hiçbir önemi yok. Önemli olan tek bir gerçek var: Yıllardır ihmal edilenleri başaran, son 50 yılın belki de en iyi vizyonunu ortaya koyan, uyumadan, yorulmadan, sadece aşkla üreten bir isimle yolları ayırmanın sanat adına hiçbir kazancı olamaz.​Böylesine bir adanmışlığın, böylesine bir sevgi bağının bu kadar kolay koparılması, sadece kuruma değil, sanata gönül veren herkese verilmiş bir yaradır.​Bir Teşekkür Borcu​Ben, bu kurumu sadece dışarıdan izleyen, başarısıyla gurur duyan bir sanatsever olarak şahsi hissimi paylaşmak istiyorum: Ortaya koyduğunuz bu devasa emek, Türkiye’nin sanat tarihine altın harflerle yazıldı.​Her dokunuşunuz, her projeniz ve o hiç bitmeyen enerjiniz için…

​Her şey için teşekkürler Tan Sağtürk.​

7.SANAT KULÜBÜ

Kadir Hıdır

Bu Yazıyı Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir